Mavi Tuna film ve dizi yorumları
The Flu (2013)
Kaçak yollardan gelen mülteciler ile gelen hava yolu ile bulaşan bir tür gribin Seul'un dış bölgelerinden birisinde baş göstermesi ile olayların kontrol çıkması anlatılıyor. İzlerken sıkılmadım, gayet akıcı ve hareketli. Şehir içi karmaşa sahnelerine ve insanların oradan oraya çırpınması gibi bölümlere özenmişler. Bütün bunlara rağmen türüne özgü bütün klişeleri içinde barındırıyor. Gerçekleşen olayları önceden izlemişim hissinden kurtulamadım. Filmin en büyük artısı Hyuk Jang ve Soo Ae gibi isimlerin olması. Özellikle Soo Ae çok severim. En iyi bakışa sahip birkaç bayan oyuncudan birisidir. Türünü sevenler için iyi bir alternatif olabilir.
Tarih: 20 Ekim 2015, 08:44
Hope (2013)
Sert bir film. Sertten kastım öyle aksiyon, kanın gövdeyi götürdüğü tarzda değil. Duygusal anlamda izleyicisini ciddi anlamda zorlayacak ve yıpratacak türden. Sekiz yaşında ki bir çocuğun uğradığı saldırı ve cinsel istismar ve beraberin de çocuk ve ailenin geçtiği zorlu süreç anlatılıyor. Çocuk sahibi kişiler üzerinde çok daha derin duygular yaşatacak cinsten bir konusu var. Film oyunculuklar anlamında çok çok iyi. Çocuk rolünde ki Lee Re oyunculuğu ile etkilemeyi fazlası ile başarıyor. Yaşadığı olayın duygusal zorluklarını yansıtışı taktir edilecek cinsten. Kyung-gu Sol, başka birkaç film de yine hakkında yorum yazmıştım. Bu filmde zirveye çıkmış diyebilirim. Baba rolünde ki gayreti ve çocuğu için verdiği mücadele de ki oyunculuğu şahane. Adalet sistemi üzerine ve yasaların yetersizliğine de sağlam göndermeleri var. Son zamanların izlediğim en etkileyici draması diyebilirim. Türünü seven ya da sevmeyen herkesin izlemesi gerek..
Tarih: 16 Ekim 2015, 09:06
Cold Eyes (2013)
Polisiye-macera-suç türünde... Temposunu hiç kayıp etmiyor. Olayların gelişimi ve hareketliliği iyi ayarlamışlar. İyi bir cast seçimi yapılmış. Kore sinemasını takip edenler için Kyung-gu Sol, Woo-sung Jung varlığı bile tek başına izlemek için bir sebep diyebilirim. Böyle iki yetenekli oyuncunun aynı film de buluşması çok iyi olmuş. Sıkılmadan izleyebileceğiniz hoş bir yapım.
Tarih: 15 Ekim 2015, 12:17
Baştan sona merakla izledim. Bu konuda oldukça başarılıydı. Neredeyse tamamı bir stüdyo da geçmesine rağmen iyi iş çıkarmışlar. Merak duygusunu filmin sonuna kadar diri tutmayı iyi başarmışlar. Bazı şeyler tahmin edibilse de filmin atmosferi ve akıcılığı çok iyi ayarlanmış. Çok sağlam eleştirel noktaları da var. Bu anlamda da taktir etmek gerek. Sıkılmadan izlenecek iyi bir yapım.
Tarih: 14 Ekim 2015, 21:38
İyi bir giriş bölümü var. Çizgi roman üzerinden ölüm hikayeleri bir film için iyi bir başlangıç noktası olmuş. Yer yer ters köşe yapan yerleri de var. İnsanların hırsları, sırları ve doğası üzerine de bir şeyler söylüyor. Yalnız bu tarz yapımları çok izlediyseniz ortalamayı geçememiş bir film olarak kalır. Böyle gerilim filmleri bende eskisi gibi bir etki bırakmıyor. Belki de zamanın da çok izlemenin sonucu da olabilir
Tarih: 14 Ekim 2015, 21:37
Güç savaşlarının kirli yanları anlatılıyor. Güçlü bir şirketin büyük bir iş yapmak istemesi buna çevresel nedenlerle ülkenin güçlü politikacılarından birinin engel olması, hedef seçilen bir oyuncu ile politikacı hakkında dedikodu yayılması ve oyuncu kızın ölmesi ve bu olayın peşine düşen menajerin hikayesi. Beğendiğim güzel bir film. İçin de hem politika dünyasına hem medyaya güzel göndermeler var. Orta da dönen kirli oyunlar iyi anlatılmış. Temposu düşmeyen, seyir zevki yüksek hoş bir yapım.
Tarih: 12 Ekim 2015, 18:12
Confession (2014)
Üç arkadaşın dramatik hikayesi. İnsanın ruhunu daraltacak cinsten kasvetli bir havaya sahip. İlk başladığında farklı bir şey izleyeceğim izlenimine kapılmıştım. Senaryo olarak da fena değil ama bir şeyler eksik gibi yer yer kopukluk hissi veriyor. Eksikliklerine rağmen izlenilebilecek iyi bir film diye bilirim.
Tarih: 12 Ekim 2015, 18:11
The Target (2014)
İyi polis, kötü polis, kendini kurtarmaya çalışan bir adam ve karısı kaçırılan bir doktor. Hikaye klişeler barındırıyor. Bunun dışında temposu, aksiyon olarak tatmin edici. Biraz orta da kalmış bir yapım olmuş. Filmi izlerken sıkılmadım ama konu olarak fazla bir şey vaat etmediği için de izlenilmese de olur.
Tarih: 12 Ekim 2015, 18:11
A Hard Day (2014)
Kara mizahın güzel bir örneği. Seon-gyun Lee genel de romatik ve drama tarzın da iyi oyunculuğu ile bildiğim birisi. Bu tarz suç-polisiye bir yapımda ilk defa izledim ve iyi bir performans sergilemiş. İzlemeye değer güzel bir film olmuş.
Tarih: 12 Ekim 2015, 18:11
Bu tür için hikayesi zayıf kalmış. İzlerken bir türlü havasına giremedim ve öyle de bitti diyebilirim. Üstün de biraz çalışıp daha derli toplu bir iş yapabilirlermiş. Türünün zayıf halkalarından. İzlenmese de olur diyeceğim bir film.
Tarih: 05 Ekim 2015, 20:37
Big Match (2014)
Sinema izleyicisinin hiçte yabancısı olmadı bilindik bir hikayeye sahip. Filmin temposu hiç düşmüyor, yer yer komik sahneleri var. Aksiyon sahneleri oldukça hoş. İyi vakit geçirmek için izlenebilecek çıtır çerez bir film olmuş.
Tarih: 05 Ekim 2015, 20:36
Joker Game (2015)
İkinci dünya savaşı dönemin de geçen Japon ajanlık hikayesi. Japon ve İngiliz ajanları arasında kıyasıya bir mücadele var. Filmi izlerken birçok şeyi tahmin edebiliyorsunuz. Bence en büyük eksisi bu oldu. Bunun dışında aksiyon fena sayılmaz, hikayesi de iyi ilerliyor. Devamı gelirse Japonya'nın James Bond serisi olabilir.
Tarih: 03 Ekim 2015, 16:05
The Man from Nowhere yonetmeni, Jeong-beom Lee'nin üçüncü filmi. İnternette baktığım bazı yorumlarda filmi The Man from Nowhere kıyaslamak gibi talihsiz bir durum var. Bir katilin hikayesini anlatıldığı yapım drama-suç türünün iyi örneklerinden birisi diyebilirim. Baştan sona temposu pek düşmüyor. Drama yönü de oldukça kuvvetli. Özellikle küçük kız, annesi ve katil eksenin de yer yer çok hüzünlü bölümleri var. Jeong-beom Lee umarım bu tarz filmler yapmaya devam eder.
Tarih: 03 Ekim 2015, 16:05
Gangnam Blues, çok ciddi bir yozlaşma hikayesini anlatıyor. Siyasal güç, rüşvet, şantaj, para hırsı, arazi mafyası, bu işin ağ babaları, piyonları gibi birçok şeyi içinde barındırıyor. Temel de iki arkadaşın hikayesini anlatsa da alt metin de ki göndermelerini sevdim. Bir suç filmi için gerekli her şeyi barındırıyor. Yer yer çok sert sahneleri var. Filmi baltalayan tek şey +18 sahnelerinin dozajının kaçmış olması. Haliyle bir suç filmi olunca çok yadırgamıyor insan ama iyi abartmışlar diyebilirim. Koreliler dram-suç tarzında ustalıklarını yine konuşturmuşlar. Freddie Aguilar - Anak şarkısı da çok iyi gitmiş. Ara ara kullanılan müzik sahnelere ayrı bir hava katıyor. Özellikle iki sahne de çok iyi kullanılmış. Sırf bu bile izleme sebeplerinden birisi olabilir.
Tarih: 01 Ekim 2015, 18:10
Türkçe altyazı kaldırdım. Çevirmen arkadaşlar altyazıyı VIA (paralı) olarak kendi sitelerinden yayınlayacaklarmış. Bunun için devamı gelmeyecek tek bölümlük bir altyazının sitede durmasına gerek yok. Altyazı ile ilgilenenler ilgili yerden ulaşabilirler. Bu tarz bir tanıtımın Sarangni üzerinden yapılması ise şık bir davranış değil. Altyazılarınızı nasıl paylaşacağınız sizin tasarrufunuzda ama bunun reklamını Sarangni üzerinden yapmak etik ve hoş karşılanacak bir davranış değil. Site yönetiminin göstermiş olduğu iyi niyetin kötüye kullanılması tarafımdan hiç hoş karşılanmıyor. Umarım bundan sonraki süreçte böyle olaylarla karşılaşmayız. Eğer bu tarz olaylar devam ederse şu ana kadar ki ılımlı yönetimimiz aksi yönde bir seyir alacaktır...!
Tarih: 03 Ağustos 2011, 22:20
Harfleri sayıları algılama problemi yaşayan bir çocuğun çevresi ve ailesi tarafından tembel gerizekalı muamelesi görür. Çalışmayı öğrenebilmesi için yatılı okula verildikten sonra resim öğretmeni ile tanışıyor. Resim öğretmenin ondaki farklılılığı görmesi ile olaylar farklı bir seyir alıyor. Son zamanlarda izlediğim en etkileyici yapım. Anne-babalar ve öğretmenlerin kesinlikle ve kesinlikle izlemesi gerek. Hikayenin anlatımı çok başarılı ve etkileyici. Küçük çocuğun oyunculuğu ise taktire şayan. Hintliler renkleri kullanmakta ustalar bu filmde bunu bol bol görebilirsiniz. İzleyin ve izletin diyeceğim kalbur üstü bir yapım.
Tarih: 06 Mayıs 2011, 11:36
Açıkçası izlemeden önce bu kadar güzel olacağını tahmin etmemiştim. Bir öğretmenin intikam hikayesinin nakış gibi işlemişler. Filmde pekte alışık olmadığımız bir anlatım tarzı var. Malum olayda rol almış bütün karekterlerin gözünden hikaye çarpıcı ve başarılı bir şekilde anlatılıyor. Şaşırtan ve yer yer tokat gibi sahneleri ile etkilenmemek mümkün değil. Atmosfer ve kamera açılarıda çok başarılı. Özellikle bazı kısımlarda kullanılan tepe kamerası görüntülerini çok beğendim. Uzakdoğu sinemasında bu tarz bir çekim tekniğiyle pek karşılaştığımı hatırlamıyorum. İnsan psikolojisi hakkında değindi noktalar ve olayların derinliğine inmeside filmin bir diğer artısı. Karekterlerin iç dünyalarına yaşadıkları beyaz perdeye çok çok güzel yansıtılmış. Sinema sektörünün senaryo açısından kısır bir dönem geçirdiğini de düşünürsek senaryosu ilede izlenilmeyi fazlası ile hak ediyor. İntikam temalı filmler içinde kendine sağlam bir yeri benim gözümde fazlası ile edindi. Nedir bu uzakdoğuların içindeki bitmek bilmeyen intikam ateşi.
Tarih: 03 Mayıs 2011, 15:25
19. yüz yılın sonuna gelen dönemin Çin'inde geçiyor film. Hanedanlık parasal açıdan kötü bir durumda ve insanlar kendini afyon gibi kötü alışkanlıklara kaptırmış. Halk yoksulluk yüzünden çaresiz durumda. Batının ülke üstündeki baskısıda bunların üstüne eklenince hanedanlığın durumu hiçmi hiç parlak değil. Lord Kang, güçlü bir bankacılar loncasının üyesi. Dört tane oğlu olan Kang oğulları arasında en çok üçüncü oğlunu sevmekte. Filmde dönemin Çin'i ve bu ailenin hikayesi anlatılıyor. Aile bağları, aşk, politika, ihanet gibi birçok konunun iç içe geçiyor. Birkaç sahnesinde tüğlerim diken diken oldu. Ticaret uğruna insanlar neleri yapabiliyor. Tarihin birçok evresinde anlaşılan bu böyle. Oyunculuklar, mekanlar ve gerçeklerden esinlenerek yazılan hikayesi ile kesinlikle izlemeye değer bir film. Çinliler tarihi film yapma konusundaki ustalıklarını yine konuşturmuşlar. İzleme listemdeki 400. uzakdoğu yapımı olması ilede ayrı bir yere sahip.
Tarih: 12 Ocak 2011, 21:43
Üçüde farklı uzakdoğu sporlarıyla ilgilenen komik ve renkli karekterlerin eğlenceli hikayesi seyir açısından güzeldi. Yer yer çok güldüm. İyi vakit geçirmek isteyenlere tavsiye olunur.
Tarih: 11 Ocak 2011, 12:55
Ssonda (2007)
Kırmızı ışığı bile ihlal etmeyen kurallara fazlası ile sadık olan Park Man-su kurallara fazla uyduğu için aynı gün hem karısın tarafından terk edilip hemde işinden oluyor. İşten ayrılması şerefine verilen göstermelik partide Park Man-su'da ipler kopuyor. Ardı ardına yaptığı ihlaller ardı arkası kesilmeyen olaylarıda beraberinde getiriyor. Anlattığı konu açısından renkli ve güzel bir yapım. Birçok açıdan sevdim.
Tarih: 11 Ocak 2011, 12:53
Büyüleyici güzellikteki yeşilliklerin ortasında kırmızı bir posta kutusu etrafında iki kahramanımızın rüyya ile gerçek arası bir atmosferde karşılaşmaları ile başlayan film bu atmosferi sonuna kadarda sürdürüyor. Film bir yandan iki kahramanın arasındaki romantik olayları anlatırken diğer yandan da sevdiklerini kaybeden kişilerin duydukları üzüntü ve onlar hayattayken yapmadıkları şeylerin pişmanlıklarını anlatıyor. İki kahraman sevdiklerini kaybedenlerin dertlerine derman olmak isterken yaptıkları şeyin doğrumu yanlışmı olduğu sorgulamaya başlıyorlar. Final kısmındaki konuşmalar ve olayların akışını çok çok iyi yapmışlar. Verdiği mesaj, atmosfer, hikaye ve oyunculuklar açısından iyi bir yapım.
Tarih: 11 Ocak 2011, 12:52
Dramatik geçmişe sahip bir aile ve üvey iki kardeşin kimci yarışmasında rakip olmaları, aralarındaki kıyasıya mücadele anlatılıyor. İki filmi izlemeden önce bir şeyler atıştırın derim. Yoksa fazlası ile açlık hissedebilirsiniz. Koreliler yemek yapma konusunda çok özenliler. İki filmde de yemeklerin değerlendirme kısmında bunu fazlası ile görebilirsininiz. Bir Kore lokantasına gitmek artık şart oldu.
Tarih: 11 Ocak 2011, 12:49
2007 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne lâyık görülen “Tuya’nın Evliliği”nde yönetmen Quanan Wang, annesinin doğduğu topraklara uzanıyor ve modern dünya tarafından tehdit edilen yaşamları ve eski gelenekleri şiirsel bir üslûpla perdeye taşıyor. Hükümetin göçebe çobanları şehir yaşamına uymaya zorladığı kuzeybatı Moğolistan’ın uçsuz bucaksız steplerinde, güzel Tuya toprağını terk etmemek için direnmektedir. Tuya ayrıca engelli kocası Bater’in - iyi niyetli - boşanma ısrarlarına da karşı koymaktadır. Bir gün, ani bir hastalık Tuya’yı, en azından Bater’e bakabilecek birini bulabilme umuduyla tekrar düşünmeye iter. Tuya'nın yaşadığı talihsiz bir rahatsızlık sonunda evlenmeye karar vermesi ve kendisi ile evlenecek kişinin kocasına da bakmasını şart koşuyor. Tuyu'nın kocasına beslediği sevgi ve vefa borcundan dolayı onu bir türlü bırakmaya gönlü elvermiyor ancak onunla evlenmek isteyenler ise buna kendi açılarından bakarak pekte yanaşmıyor. Moğalistan'da gündelik hayatın içinden bir hikayeyi sade ve başarılı bir şekilde anlatılmış. Filmin tamamına yansıtılan samimiyet ve sadelik beni fazlasıyla etkiledi. Tuya'nın içinde düştüğü zorluk, bunla başa çıkmak için verdiği mücadele ve güçlü görünmeye çalışma çabasının anlatımı taktir edilmeyecek gibi değil. Vefa, sevgi, samimiyet ve insanı değerler üstüne birçok konuya değenen film aldığı Altın Ayı'nın hakkını fazlası ile vermiş. Şiddetle tavsiye olunur. Drama deyince Çinliler gibi yok doğrusu. Anlatmak istediklerini etkileyici bir şekilde anlatmayı iyi biliyorlar.
Tarih: 11 Ocak 2011, 11:46
Bir ailedeki kadınların üç nesil boyu (Anneanne, kızı ve torunun) yaşadıkları aşklar, erken yaşta çocuk sahibi olmalarının hayatlarına olumsuz etkileri, kısgançlıkları ve hayal kırıklıklarının anlatıldığı bir dram. Aşkın gözü kördür, erken yaşta sahip olmak iyi değildir konularına özellikle değinmişler. Bunun yanında toplumsal yapı. Yaşam tarzları arasındaki farklılık. Siyasi görüşler üzerinde göndermeler var. Ziyi Zhang oyunculuğu ile filme ayrı bir tat katmış. Üç kadının hikayesi ve bir zamanların Çin'i üzerine anlattıkları ile iyi bir yapım.
Tarih: 11 Ocak 2011, 11:44
Mang jing (2003)
Çin'in uzak yerlerinde yasa dışı madenlerde çalışan iki arkadaş her gittikleri madene yanlarında birini götüyorlar ve akrabaları gibi göstererek yanlarında çalışmalarını sağlıyorlar. Madenler yasa dışı olduğu için bunu pekte sorgulamıyor bir süre çalıştıktan sonra yanında getirdikleri kişiiyi ödürek maden sahiplerinde yüklüce para tırtıklayarak yeni bir madene geçip aynı oyuna devam ediyorlar. Yine böyle bir olaydan sonra kendilerine yeni bir kurban ararken karşılarına babasını arayana onaltı yaşında bir çocuk çıkıyor. Onu da yanlarına alarak yeni bir maden gidiyorlar. Bu sefer işler pekte umdukları gibi gitmiyor. İkili ile çocuk arasında oluşmaya başlayan ilişki bir zaman sonra aralarında tartışmaya sebep oluyor. İnsan psikolojisi üzerine oldukça iyi bir film. Para mı yoksa değer yargılar mı? konusunu izleyicisine özellikle vurguda bulunarak aktarılmış. Değindiği konular açısından kesinlikle izlemeye değer.
Tarih: 11 Ocak 2011, 11:43
Bir birinden tuaf iki kardeş. Birisi oldukça çapkın, diğeri ise kendi içine kapalı, söylemek istediklerini bir türlü söyleyemeyen bir tip. İki kardeşin ilişkilerinde yaşadıkları zorlukları ve tuaflıkları anlatan komik bir film. Keyif alarak izlediğim. İyi vakit geçirmek isteyenlere tavsiye olunur.
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:23
Mapado (2005)
Yer yer çok güldüğüm keyifli bir filmdi. İhtiyar hatunların hareketleri ve adaya gelen Jae-chul ve Chung-su'ya yaptıkları görülmeye değer. Özellikle tiner sahnesinde çok güldüm. Bir birinden yetenekli oyuncuların filmde ayrı bir tat katmış. Kore sinemasına özgü sıcaklığı ve içtenliği içinde barındıran güzel bir yapım.
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:21
İzlerken sıkılmadığım keyifli, eğlenceli ve sıcak bir yapım. Yer yer çok güldüm. Esas oğlanımız ve patronunu yüz hareketler bir hayli komik. Kore usulu Amerikan Güreşi sahneleri son kısım dışında kötü. Final kısmında ki kıyasıya mücadele oldukça eğlenceliydi. O kısımda Amerikan Güreşi işini iyi kotarmışlar. Biraz kafa dağıtıp, keyifli vakit geçireyim diyenlere tavsiye olunur.
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:20
Kagemusha (1980)
1570’lerin feodal Japonyasında geçen olaylar anlatılıyor. Shingen savaş sırasında yaralanarak ölüyor. Ölmeden önce de ölümünün üç yıl süre ile saklanmasını aksi taktirde düşmanlarının eline büyük bir koz geçeğini söylüyor. Shingen’in ölümünden sonra yerine ona çok benzeyen Kagemusha’yı getiriyorlar. Shingen’in öldüğünü birkaç üst düzey yöneticiden başka hiç kimse bilmiyor. Bu sırada Shingen’in düşmanları onun ölüp ölmediğini öğrenmek için etrafa ajanlar gönderiyor. Onun ölmüş olması onlar için eşsiz bir fırsat doğuracağı için uzun süren bir araştırma içine giriyorlar. Kagemusha’a, Shingen’in yardımcısı tarafından ölüme mahkum edilmişken ipten alınıyor. Hırsızlık yapma suçundan yargılanmış ve idama mahkum olmuş. Bu ruh halindeyken bir anda geldiği konum onu oldukça sarsıyor ve buna adapte olmakta zorlanıyor. Darağacından kurtulup bir anda koca bir orduya hükmetmek zorunda kalan bir hükümdar olmak kolay hazmedilecek bir durum değil. Dönemin Japonya’sında ki çekişmeler, savaşlar ve tarafların bir birine üstünlük sağlamak için girmiş olduğu kıyasıya bir mücadele var. Bu mücadele beraberinde siyasi çekişmeleri de getiriyor. Shingen’in kendine velihat olarak oğlunu değilde torununu göstermesi oğlu tarafından bir türlü kabul bulmuyor. Shingen’in bunun için haklı gerekçeleri olsa da oğlu bunu hiçe sayarak babasının ölümünden sonra kendi başına iş çevirmeye başlıyor. Bu da üst düzey yöneticilere tedirginlik veren bir durum haline geliyor. Kagemusha’nın dublör olduğunu saklamak ise bir hayli güç. Kendisine yardımcılar verilerek ne yapması gerektiği nerede nasıl davranacağı öğretiliyor. Bu süreçte karşılarına zorlayıcı birkaç durum çıkıyor. Gerçekleri nereye kadar saklayabilirsiniz ki? Filmde en çok Kagemusha’nın değişimine değinilmiş. Başlarda hiçbir şeyi önemsemeyen, değer yargıları olmayan vurdumduymaz bir tip. Zamanla bulunduğu konum ve sorumlulukları yüzünden yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Hükümdarın ne kadar önemli olduğu. Varlığının ve kudretinin halkı ve askerli için önemi seyircisine başarılı bir şekilde aktarılıyor. Hükümdar için kullanın dağ kelimesi bunun için fazlasıyla yeterli. Film diyaloglar, atmosfer, oyunculuklar ve olay örgüsü açısından başarılı. Özellikle bazı konuşmaların olduğu kısımlar düşündürücü nitelikte. Kagemusha’yı canlandıran Tatsuya Nakadai oyunculuğu ile mest ediyor. Final kısmındaki oyunculuğu taktire şayan. Seyircisini içine çeken bir atmosferi var. Kagemusha’nın rüya gördüğü sahne ve final kısmında ki görsel anlatım etkilenmeyecek gibi değil. Kurosawa bu filmi Ran’a hazırlık aşaması olarak değerlendirmiş. Japonya’da film için finansal kaynak bulamayınca Lucas ve Francis Ford Coppola’yı ikna ederek filmi yapmış.
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:19
Film bir dönemin Japonya'sında derebeylik tarzı bir zamanda geçiyor. [b:24638cf7d2]Ömürcek Ağı Kalesinde[/b:24638cf7d2] kendi tebasına hükmeden [b:24638cf7d2]Büyük Efendi[/b:24638cf7d2], ona bağlı Kuzey Garnizonu ve bir birine bağlı beş kale arasında geçen siyasi kavgalar ve entrikalar anlatılıyor. Birinci kalenin komutanı [b:24638cf7d2]Taketori Washizu [/b:24638cf7d2]ve ikinci kalenin [b:24638cf7d2]Miki Yoshiaki [/b:24638cf7d2]ormanda yollarını kayıp ediyorlar. Bir süre bu şekilde dolaştıktan sonra karşılarına filmde kötü ruh diye adlandırılan ruhani bir varlık çıkıyor. İkisi hakkında bir takım kehanetlerde bulunuyor. [b:24638cf7d2]Taketori Washizu [/b:24638cf7d2] Kuzey Garnizo’nun başına geçiyor. Kendi bölgesinde yaşamaya başlıyor ama hanımının aklını bulandırmaya başlaması ise olaylar farklı bir boyut almaya başlıyor. Washizu’nun hanımı oldukça hırslı ve akıl oyunlarını iyi oynayan birisi. Büyük Efendi’nin Kuzey Garnizo’nuna gelmesi ve orada öldürülmesi ile olaylar gittikçe karmaşıklaşma başlıyor. Film sürüklüyeci bir hikayeyi anlatırken bereberinde seyircisine istenilen mesajıda alttan alta çok iyi vermeyi başarıyor. Kahin ile karşılaştıkları kısımda kahinin onlara söylemiş olduğu söz filmin anlatmak ve değinme istediği noktayı iyi bir şekilde ifade ediyor. [quote:24638cf7d2]143 146 00:17:06,525 --> 00:17:11,360 İnsanoğlu çok garip. 147 00:17:12,564 --> 00:17:18,230 Kalplerinin derinliklerine bakmaya korkuyorlar.[/quote:24638cf7d2] Hükümdarlara gösterilen abartlı hürmet ve tebanın zavallılığda görülmeye değer. Kadınların tarih boyu siyasi iktidarlarda arka planda aldıkları rol ve hiç azımsanmayacak etkileri de değinilen noktlardan. [b:24638cf7d2]Taketori Washizu [/b:24638cf7d2]’u bu kadar hırslı ve gözü kara yapan hanımı tarafından sürekli aklının bulandırılarak, alttan alta güçlü bir erkeğin hırsları olmalı mesajı sonunda hedefini başarı ile buluyor. Karektelerin yaptıkları onca şeyden sonra kahinin dediği gibi kalplerinin derinliklerine baktıkları kısımdaki pişmanlıkların yansıtılışını da çok beğendim. Bu konu ile ilgili iki tane sahne var ki oyunculuk ve anlatılmak istenilenin yansıtılış açısından taktire şayan cinsten. [b:24638cf7d2]Taketori Washizu [/b:24638cf7d2]’un bir toplantı sırasında [b:24638cf7d2]Miki[/b:24638cf7d2]’nin ruhunu görmesi ile [b:24638cf7d2]Lady Asaji[/b:24638cf7d2]’nin delirmiş bir şekilde elindeki kanı yıkama sahnesi çok etkileyici. Oyunculuklar, hikayesi, müzikleri ve anlattıkları ile fazlasıyla izlenilmeyi hak ediyor. [b:24638cf7d2]Akira [/b:24638cf7d2]ustaya her filminde hayranlığım gittikçe artıyor. Zamanımızın sinema koşulları ile filmler yapma fırsatı bulsaydı keşke…
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:18
[b:cd8bef10af]Film Tahei[/b:cd8bef10af] ve [b:cd8bef10af]Matakishi[/b:cd8bef10af] isimli iki köylü.[b:cd8bef10af] Prenses Yuki[/b:cd8bef10af] ve onun güvenilir yardımcı [b:cd8bef10af]General Makabe[/b:cd8bef10af]’nin sürükleyici hikayesini anlatıyor. [center][img:cd8bef10af]http://img224.imageshack.us/img224/2802/thf01xn8.png[/img:cd8bef10af][/center] Japonya da iş savaşın olduğu bir dönemde geçiyor film. Prenses Yui ve General klanlarını yeniden kuvvetlendirmek için yanlarındaki altını taşımaları gerekiyor. Bu sırada tanıştıkları iki saf köylüden yardım isteyerek onlara altından pay vermeyi vaat ediyorlar. Ortaya ilginç bir ortaklık ve ardı arkası kesilmeyen olaylar gelmeye başlıyor. [center][img:cd8bef10af]http://img224.imageshack.us/img224/5228/thf03en2.png[/img:cd8bef10af][/center] Filmi iki köylü karekteri olan Tahei ve Matakishi renkli ve eğlenceli tipler. İlk başlarda saflıkları ile bol bol gülmeme sebep oldular. Altınları bulduktan sonraki süreçteki değişimleri ve saflıklarından sıyrılarak aç gözlü bir hale gelmeleri ise başarıyla anlatılmış. Bu iki karekter üzerinden insan oğlunun doğasına değinmeyi iyi başarmış. İşin ucunda maddiyat olunca ne saflık kalıyor, ne değer yargılar, nede arkadaşlık. Hep daha fazlasına sahip olmak, paylaşmamak duyguları o kadar hakim ki… Yok bu kadarda olmaz dedirten süreklide sorgulatan bir anlatım var. Bu açıdan filmi çok beğendim. [center][img:cd8bef10af]http://img221.imageshack.us/img221/425/thf05rz2.png[/img:cd8bef10af][/center] Prenses Yuki ve General üzerinden de güzel noktalara değinmişler. Yuki halkının geleceği için çırpınan birisi olarak karşımızda. Bu uğurda ölmeyi göze almış milliyetçi biri. Bir sahnede kendi kılanından alınarak kötü işlerde kullanılan bir kadın ile karşılaşıyor o sahnedeki oyunculuğu ile bunu yoğun bir şekilde hissetmeme sebep oldu. [center][img:cd8bef10af]http://img224.imageshack.us/img224/406/thf02ck4.png[/img:cd8bef10af][/center] General ise tam anlamıyla savaşcılığı ile ün salmış. Prenses Yuki’yi korumak ve onu hedefine ulaştırmak için cansiparane bir şekilde mücadele ediyor. Askeri terbiyesini iyi almış savaş meydanında rakibiyle ölümüne savaştıktan sonra onu bağışlayacak kadar merhamet sahibi. [center][img:cd8bef10af]http://img221.imageshack.us/img221/3866/thf07zv9.png[/img:cd8bef10af][/center] [b:cd8bef10af][i:cd8bef10af]Kakushi-toride no san-akunin[/i:cd8bef10af] [/b:cd8bef10af]ile ilgili yaptığım araştırmalardan sonra. Bu filmin Star Wars serisinin esin kaynağı olduğu hakkında yorumlar okudum. Kurosawa film şirketine para kazandırarak kendisine güvenmelerini sağlamak amacıyla bu filmi çekmiş. Bu film ile yapımcıların güvenini kazanarak daha sanatsal filmler çekmeyi amaçlamış. O zaman kadar yapılmış en pahalı Japon filmi olma ünvanına da sahip. Kakushi-toride no san-akunin, Krusawa’nın diğer filmleri kadar saygınlık kazanamamış. Bunun sebebide batı taklitçisi bir yapım olarak görülmesinden kaynaklanıyormuş. Film oyuncularından [b:cd8bef10af][i:cd8bef10af]Toshirô Mifune[/i:cd8bef10af][/b:cd8bef10af]'ye de değinmeden geçersem haksızlık olacak. Krusawa'nın baş yapıtları olan [i:cd8bef10af]Yojimbo, Tsubaki Sanjûrô , Seven Samurai, Rashômon[/i:cd8bef10af] bunlar benim izlediklerim izlemediğim birkaç filminde daha yer almış çok yetenekli bir oyuncu. İzlerken seyir keyfimimin bir kat daha artmasına sebep oluyor. Anlatımı, anlattıkları, iyi oyunculukları, düşmeyen temposu ile çok güzel bir film. Çeviriler ile Krusawa filmlerini izlememi sağlayan [b:cd8bef10af][color=#CC0000:cd8bef10af]NeOttoman[/color:cd8bef10af][/b:cd8bef10af] ağabeyime de ayrıca teşekkürler. flowers [b:cd8bef10af][size=18:cd8bef10af][color=#0000FF:cd8bef10af]9/[/color:cd8bef10af][/size:cd8bef10af]10[/b:cd8bef10af]
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:17
Eşime uzakdoğu semalarından güzel örnekler izletmek ve servdirmek adına uzakdoğu yapımları izletiyorum bu aralar tabi çoğumuzun Güney Kore sinemasını sevmesini sağlayan Hırçın Sevgilimi izlemeden bu iş olmazdı. Dün akşam izledik. Benim bu dördüncü defa izleyişim olsada her izlediğimde aynı tadı aldığım çok güzel bir yapım. İzlerken bol bol güldü, eğlendik biraz da hüzünlendik ama izlediğimize fazlasıyla değdi. Film bittiğinde eşim çok güzelmiş yok mu böyle filmler izleyelim dedi.
Tarih: 05 Ocak 2011, 11:12
Two Guys (2004)
Aldığı borçları ödemeyen bir adam ile tahsilatçı olan mafia vari elemanın karşılaşmaları, tesadüfen ellerine geçen bir çanta ve çantanın peşinde olan belalı adamlar arasında ki komik olaylar anlatılıyor. İzlerken bol bol güldüğümüz bir film oldu. İyi vakit geçirmek isteyenler mutlaka izlesinler.
Tarih: 05 Ocak 2011, 10:02
Hayatta istediği her şeye sahip olan bir adamın çalmak gibi bir hobisi var. İstediği her şeyi çalan adam bir akşam bir eve giriyor ve yediği yemekten sonra geceleri sürekli eve girmeye devam ediyor ev sahibi bu durumla başa çıkmak ve ailesine kendini ispatlamak için onu yakalamayı aklına koyuyor. Eğlenceli bir yapım. Komedi severlere tavsiye olunur.
Tarih: 05 Ocak 2011, 10:01
Otuz yıl çalıştıkan sonra emekli olmasına bir ay kalan şefin bu sürede başından geçenler anlatılıyor. Hayalinde batatirst olmak varken hayat şartları kendisini bir yönetici olmaya itiyor. Uzun süre birlikte çalıştığı arkadaşları ona bir süpriz yaparak hayalini gerçekleştirmek için müzik gurubu kuruyorlar. Pozitif, samimi insan ilişkilerinin olduğu. İnsanın içini ısıtan bir yapım. Bunlar filmi izlemek için fazlası ile yeterli.
Tarih: 05 Ocak 2011, 10:00
Birisi 2009 da diğeride 2010 aynı rüyayı gören iki gencin gördükleri rüya içinde bunun farkında olması ile başlıyor film. Arada kalan bir yıllık süreçte ne olduğu rüya ile gerçek arasında gel gitlerle anlatılıyor. Konu olarak farklı bir yapım ama izlerken bir şeyler eksik hissi verdi.
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:59
Soo (2007)
Küçüklüklerinde yaşadıkları bir olay sonucu ayırlan iki kardeşin dramatik hikayesi anlatılıyor. Kardeşlerden birisi aranan meşhur Soo diğeri ise polis memuru olan Teajin bir birlerini 19 yıldır aramaktadır. Tam bir birlerini buldukları sırada Teajik bir suikasta kurban gider. Koreliler bu sahne ile dramanın dojazını arttırken sıkı bir intikamında temelini atmışlar. Film drama-suç türünde. Oyunculuklar, aksiyon oldukça iyi. Film genelde türünün klasikliklerini fazlası ile barındırıyor. Amerikalılar bu senaryoda ki ışığı görmüş olacaklar ki dizi yapmaya karar vermişler. Üstünde biraz oynayarak güzel bir dizi ortaya çıkarabilirler.
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:57
Bir arada yaşayan bir birinden farklı dört karekterin komik hikayeleri anlatılıyor. İşlerinde oldukça usta olan dörtlü keyifli iki saat geçirmemi sağldı. Oyuncu kadrosu olarak dört dörtlük. [b:001f19d479]Hyeon-jun Shin [/b:001f19d479] [i:001f19d479](Kill Me (2009), Majimak seonmul (2008)[/i:001f19d479] [b:001f19d479]Ha-kyun Shin [/b:001f19d479] [i:001f19d479](Game (2008), No Mercy for the Rude, Nobrona Af Yok (2006)[/i:001f19d479] [b:001f19d479]Bin Won[/b:001f19d479] [i:001f19d479](The Man From Nowhere (2010), Mother (2009), Taegukgi hwinalrimyeo (2004)[/i:001f19d479] [b:001f19d479]Jae-yeong Jeong [/b:001f19d479] [i:001f19d479](Moss (2010), Castaway on the Moon (2009), Bareuge salja (2007)[/i:001f19d479] [b:001f19d479]Jin-yeong Jeong[/b:001f19d479] [i:001f19d479](The Case of Itaewon Homicide (2009), Sunny (2008), Jeul-geo-woon in-saeng (2007)[/i:001f19d479] Bu kadro ile bu filmi izlemesseniz yazık olur diyerek daha fazla yorum yapmıyorum. sırıtma
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:56
Mapado 2 (2007)
İlk filmin sevilmesinin ardındından hikayeyi devam ettirip biraz daha para kazanalım mantığı ile yapılmış. Yer yer çok gülsemde ilk filmden aldığım tadı alamadım.
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:55
Hangi filmi izleyeyim diye ararken Malezya yapımı bu film ile karşılaştım. Hiç Malezya filmi izlememiş olmanın verdiği merakla indirdim. Televizyon için yapılmış bir yapım olduğu fazlasıyla belli. Ne oyunculuklar, ne konu ne de filmin atmosferi iyi değil. Ben bir meraktır indirip izledim izlemesenizde olur.
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:54
Bugün ağabeyim böyle bir film varmış izleyelim deyince hadi izleyelim deyip başına geçtik. Başlangıç kısmı sıkıcı idi ilerleyince belki biraz daha güzelleşir diye bekledik ama umduğumuz gibi çıkmadı. Filmin kırkıncı dakikasından sonra filmi beraber izleyelim diyen ağabeyim (si-murg) ben dayanamıyorum deyip kaçtı. Biz filmi izlemeye devam etsekte aradığımız gerilimin g sini bile bulamadık. Filmi sona doğru dramalaştırarak toparlamaya çalışsalarda durumu kurtarmaya yetmemiş. 3D olsun çamurdan olsun diyerek çekmişler anlaşılan.
Tarih: 05 Ocak 2011, 09:52
Güzel bir girişle başlayan yapım baştan sona düşmeyen temposu, hareketli sahneleri, iyi oyunculukları ve güzel senaryosu oldukça iyi. Bu tarz yapımların birçok özelliğini başarılı bir şekilde kullanmışlar. Filmin artılarından bir taneside iyi bir oyuncu kadrosuna sahip olması. Türünü sevenler kaçırmasın.
Tarih: 27 Aralık 2010, 10:40
Aftershock (2010)
Depremden sonra 30 yıllık bir süre zarfında bir ailenin başından geçenlerin anlatıldığı etkileyici bir drama. Giriş kısmında ki görkemli deprem sahnesi ve sonrasında olayların işlenişi oldukça başarılı. Deprem ve sonrasında yıkım, çaresizlik, birlik ve beraberlik hepsini iç içe iyi bir şekilde yansıtmışlar. Depremi yaşayan ve filmi izleyen bir arkadaşla yaptığım konuşmada filmin çok başarılı olduğunu kendisinde aynı hisleri yeniden uyandırdığını söylemişti. Oyunculuklar, atmosfer ve hikaye açısından güzel bir yapım. Kesinlikle izlemeye değer.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:40
Birçok açıdan fazlasıyla tatmin edici bir film. Başlangıç kısmında görkemli sayılabilecek savaş sahnesi. O sırada filmin ana karekteri içine düştüğü zor durum ve psikolojisi başarılı bir şekilde sahneye yansıtılmış. Çocuk sayılacak yaştaki öğrencilerin düşmanın gelmeyeceği düşünülen bir yere bırakılması ve arkasından süre gelen olaylar anlatılıyor. Kücük bir yeri korumak için bırakılan çocukları yine çocuk sayılabilecek komutanlarının dizginlemesi ise hiç mi hiç kolay değil. Asi, vurdum duymaz ve hayatı hala oyun sanan çocuklar (el bombası sahnesinde epeyce gülmeme sebep oldular) bir anda savaşın gerçekliği ile yüzleşiyorlar. Bu onlar için kaldırılması kolay bir durum değil. Gerçeki bir yapıya sahip olan film, hikayesi, oyunculukları ve atmosferi ile kesinlikle izlenmeye değer.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:39
Keyifli bir giriş yapınca bol bol güldürecek diye düşünmüştüm. Filmin bir kısmı bir hayli eğlenceli ve keyifli olsada Korelilerin içindeki dramatik yan birden bire ortaya çıkıp filmin son kısımlarını ağlak bir hale getirmiş. Oysa ne güzel keyif alarak izliyordum ya hu. Son kısımda ki gereksiz ağır drama havası filmin tadını kaçırmış.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:37
Sun taam (2007)
Enteresan ve karmaşık bir film. Temposu, oyunculuklar ve senaryosu tatmin edici. Bazı kısımlarını tam olarak anlamasamda oldukça iyiydi. Tavsiye olunur.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:35
Konusunu okuduktan sonra beklentilerimi biraz yüksek tutmuştum. İlk yarım saati bir hayli sıkıcı geçti bundan sonra biraz daha iyi olur diye umut etmiştim ama beklediğim gibi olmadı. Son kısmı hariç durağan bir film. Film atmosfer olarak iyi ama hikayenin çok ağır ilerlemesi, filmin hareketli ve şaşırtan bir havası olmaması ki hikayesi buna uygun bir yapıda beklentilerimi karşılamakta yetersiz kaldı. Beklentileriniz yüksek tutmadan izleyin derim.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:32
Autoreiji (2010)
Kardeşlik yemini etmiş iki patronun arasındaki yakınlaşmadan memnun olmayan Yakuza lideri (başkan) ikilinin arasını bozmak için başlattığı oyun içinden çıkılmaz bir mafya iç çekişmesi ve hesaplaşmasın haline dönüşüyor. Sert bir film. Bir kısımdan sonra kan gövdeyi götürüyor. Bu tarz yapımlardan hoşalananlara tavsiye olunur.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:31
Kaçırdığı çocukların aileleri ile kedi fare oyunu oynamayı seven bir seri katil. Haber sunuculuğu yapan bir adamın oğlunu kaçırır ve aileden fidye ister. Oyunu kendi kurallarına göre oynamayı seven sıra dışı katil ile aile ve polis arasında uzun bir takip başlar. Gerçek bir hikayeden senaryolaştırılmış olan film gizemli havası ile merak unsurunu sonuna kadar diri tutmayı başarmış. Son kısmında ise dramatik açıdan etkileyici. Haber sunucusunun yapmış olduğu konuşma kısım filme damgasını vurmuş.
Tarih: 24 Aralık 2010, 19:30
Film hikayesi, anlatımı, atmosferi ve oyunculukları çok çok iyi. Baştan sona düşmeyen temposu ve merak uyandıran anlatımı ile pür dikkat kendini izletmeyi başaran bir yapım. Sıkı bir çalışmayının eseri olduğu belli. Hikayenin kurgulanışı olsun, aksiyon sahneleri ve düşmeyen gerilim havası ile iyi bir iş çıkarmışlar. [i:06d906de04]Taegukgi hwinalrimyeo (2004)[/i:06d906de04]'den sonra yaklaşık beş yıl hiç bir filmde rol almayan [b:06d906de04]Bin Won [/b:06d906de04] [i:06d906de04]Mother (2009) [/i:06d906de04]ve [i:06d906de04]The Man From Nowhere (2010) [/i:06d906de04] filmleri ile iyi bir dönüş yaptı. [i:06d906de04]A Brand New Life (2009)[/i:06d906de04] filmindeki oyunculuğu ile birçok kişiyi etkileyen küçük oyuncu [b:06d906de04]Sae-ron Kim[/b:06d906de04] bu filmde de çok iyi oynamış. [i:06d906de04]31. Blue Dragon Film Ödüllerin[/i:06d906de04] de 9 dalda aday olduğu kadar varmış. Bütünü ile güzel bir film izlemek isteyenlere şiddetle tavsiye olunur.
Tarih: 24 Aralık 2010, 12:07
Bir birinden faklı iki karekterin yollarının karşılaşmasından sonra başlarından geçen olayların anlatıldığı romantik bir yapım. Eun-ju Lee bu filmde çok iyi oynamış. Böyle yetenekli bir oyuncunun ölmüş olmasıda üzücü.
Tarih: 22 Aralık 2010, 22:58
Pervasızca davranan milyoner karekterimizin zamam içinde geçirdiği değişim güzel anlatılmış. Yer yer komik ve hüzünlendiren yapısı ile güzeldi. Baş roldeki hanım kızımızda tatlılığı ve iyi oyunculuğu filme büyük bir artı katmış.
Tarih: 22 Aralık 2010, 22:56
İzlerken fazlasıyla keyif aldığımız eğlenceli ve sıcak bir yapım. Filmin bazı sahnelerinde çok güldük. Özellikle mimikler çok iyiydi. Keyifli vakit geçirmek isteyenlere tavsiye olunur.
Tarih: 22 Aralık 2010, 22:53
Senaryosu ve atmosferi ile etkileyici bir yapım. Özellikle filmin çekildiği evin atmosferi ve iç karartan havası izlerken fazlasıyla rahatsız ediyor. Çekildiği zamanda izlesem şu andaki etkisinden daha fazlasını bırakırdı. Oyunculuklar açısından da oldukça iyi. Benim gibi izlemekte geç kalanlar daha fazla geçikmeden izlesinler.
Tarih: 22 Aralık 2010, 22:51
Moss (2010)
Uzun süresine rağmen merak unsurunu sonuna kadar diri tutmayı iyi başarmışlar. İzlerken birşeyleri çözüdüm ama tam olarak ne olduğunuda öğrenmek için merakla bekledim. Sıradan gibi görünen ama pekte öyle olmayan bir köy, sıradan bir ölüm ve arkasında yatan sır perdesi. Baba oğul arasında dramatik ilişki. Gizem, dram ve suç unsurları bir arada başarılı bir şekilde harmanlamışlar. Film oyunculuklar olarakta çok başarılı. Jae-yeong Jeong'u Kim'in Adasın'dan bu yana izlemeyeli uzun süre olmuştu. Oynadığı her rolün hakkını fazlasıyla veren bir oyuncu. Filmin tek handikapı süresinin çok uzun tutulması. Biraz daha kısa olsa bırakacağı etki daha fazla olurdu
Tarih: 21 Aralık 2010, 22:42
Uzun süredir izlemek için merakla beklediğim bir filmdi. Konusuda intikam olunca ve Korelilerin bu alandaki ustalıklarını bildiğim için ayrıca usta oyunculardan oluşan bir kadroyada sahip olunca beklentilerimi yüksek tutarak izledim. Film baştan sona kadar sürükleyici ve temposu düşmeden ilerliyor. İki karekter arasındaki kedi fare oyunu izleyicisini fazlasıyla meraklandırıyor. Sürekli bir sonraki sahnede acaba ne olacak diye izledim. Sert bir film. Psikopat katil tiplemesi fazlasıyla acımasız. Gerekçesi olmadan her an birisini öldürebilecek birisi. Sevgili ölene kadar kendi halinde birisi olan gizli ajanda katille oynadığı kedi fare oyununda ondan geri kalır değil. İki karekterinde açımasızlıkları filme damgasını vurmuş. Kanlı ve şiddetin tavan yaptığı sahneler var. Koreliler intikam filmlerindeki ustalıklarını yine konuşturmuşlar. Min-sik Choi bu tarz yapımlardan aşina olduğum birisi. Konusu intikam olan Old boy, İntikam Meleği filmlerinde çok iyi oynamıştı. Byung-hun Lee'in de oyunculuğuna diyecek bir şey yok. İki usta oyuncuyu bir arada izlemek oldukça keyifliydi. Senaryosu, oyunculuklar, atmosferi ve düşmeyen temposu ile fazlasıyla izlenilmeyi hak eden bir yapım.
Tarih: 21 Aralık 2010, 22:41
Keyifli ve eğlenceli bir yapım. Yer yer çok güldüm. Bu tarz Kore yapımlarını maalesef son zamanlarda pek göremiyorum. Bu alanda iyiler ama son birkaç yıldır bu tarz komik filmler yapma konusunda çıtayı düşürdüler. İyi vakit geçirmek isteyenlere tavsiye olunur.
Tarih: 21 Aralık 2010, 22:39
Sunflower (2006)
İşlediği suçun pişmanlığını hapiste on yıl yaşamış bu pişmanlığı yaşarken dışarı çıktığında belaya bulaşmayıp iyi bir insan olacağına söz veren Taesik'in hikayesi anlatılıyor. Anne, kız kardeş ve oğul arasındak ilişkinin anlatımı görülmeye değer. Daha sonra öğreneceğiniz olaylardan sonra buna daha da fazla şaşıra bilirsiniz. Duygusallığın tavan yaptığı birkaç sahne var ki görülmeye değer. Oyunculuklar açısından da çok iyi. Teasik (Jeong-su Han) oyunculuğuna diyece bir şey yok doğrusu. Böyle bir karekteri hakkını fazlası ile vererek canlandırmış. Film birçok açıdan kesinlikle izlenmeyi hak ediyor.
Tarih: 21 Aralık 2010, 22:36
İzlenilmeyi fazlasıyla hak eden çok güzel bir yapım.
Tarih: 12 Aralık 2010, 21:49
Tarihi bir hikaye, gizli bir kahraman, milliyetçi duygular, etkileyici atmosferi ve bir birinden yetenekli oyuncuların ([b:00b7ff2932]Donnie Yen, Qi Shu, Anthony Wong)[/b:00b7ff2932] etkileyici oyunculukları ile iyi bir film izledik. Çinliler tarihi filmlerde ki ustalıklarını yine konuşturmuşlar açıkçası. Çoğu tarihi filmde olduğu gibi bunda da milliyetçi duygular fazlası ile ön planda. Filmlerde anlatıldığı kadarıyla Japonlar vakti zamanında Çinlilerin epeyce canlarını acıtmış olacak ki [b:00b7ff2932]Ölüm Şehrin'[/b:00b7ff2932]den sonra burada Japonların acımasızlıklarına fazlasıyla vurguda bulunmuşlar. Aksiyon sahneleri açısından da fazlası ile tatminkar. [b:00b7ff2932]Donnie Yen[/b:00b7ff2932]'i ilk defa bu kadar sert ve acımasız dövüşürken izledim. Yeni bir tarzda izlemekte iyi oldu. Son zamanlarda koşar adımlarla başarılı filmler çekmeye devam ediyor. Temmin bu şekilde devam eder umarım. [b:00b7ff2932]Anthony Wong[/b:00b7ff2932] ustayıda izlemek ayrıca keyifliydi. Kendisi çok yetenekli bir oyuncu. Oynadığı her filme farklılık katmayı başaran bir aktör. Çok sevdiğim bir oyuncudur. Film atmosfer olarakta çok iyi. Mekan tercihleri ve kurgularınışı dikkat çekici. Yaşanılan dönemin yansıtılması açısından da iyi iş çıkarmışlar. Çin sineması koşar adımlarla geliyor. Yanlış bilmiyorsam bu alanda atılım yapmak gibi bir amaçlarıda var. Önümüzdeki zamanlar Çin sineması için neler getirecek merakla bekliyorum. İzleyin kaçırmayın derim.
Tarih: 28 Kasım 2010, 18:48
Aksiyon sahneleri, komedi unsurları ve hikayesi ile fazlasıyla tatmin edici bir yapım. Tavsiye olunur.
Tarih: 28 Kasım 2010, 15:43
Hikayesi, anlatımı ve insan ilişkileri üstüne anlattıkları ile güzel bir film.
Tarih: 25 Mayıs 2010, 22:27
İzlenilmeyi fazlası ile hak eden güzel bir film. Drama sevenler kaçırmasın derim.
Tarih: 20 Şubat 2010, 22:13
Film bir felakat altyazı ayrı bir felaket. Uzak durun derim.
Tarih: 29 Ocak 2010, 19:27
Dolls (2002)
Bu filmi bu zamana kadar izlemeyenler varsa mutlaka izlesinler.
Tarih: 08 Eylül 2009, 00:48